9 Temmuz 2010 Cuma

Bak Cana!

Bak Cana!

Daha istanbul'a varmadan üstüne gelinecek.
Geçmiş maçlarına bakılıp potansiyel kırmızı kartlık adam muamelesi göreceksin.
Lugano ile benzer kefeye konulacaksın.
Kafadan bilmem kaç maç oynamayacaksın.*
Bunlar senin başlangıç menün ana yemekte daha neler var bir bilsen!
Sahadaki hırçınlığından,agresifliğinden faydalanmak isteyenler olacak.
Seni baskı altına alıp oyun dışı bırakmak için elinden geleni yapmaya çalışanlar olacak.
Olacak da olacak yalnız sakın bunların sana özel olduğunu düşünme,bu bizim genel yapımız belki de veya ne bileyim birbirimize takılmayı severiz işte!Onlara en güzel cevabı verecek olan da yine sensin,taraftarın her futbolcusuna sahip çıktığı gibi senin de arkanda olacak.Hatta ve hatta Galatasaray ruhuna yakışır bir oyun sergilersen ki (öylesin) değme taraftarının keyfine.

*2006-07 sezonunda tamamı ilk 11’de olmak üzere ligde 33 maçta (2864 dakika) forma giyen mücadeleci oyuncu, iki golü ve bir asistine sekiz de sarı kart ekledi. Inter-Toto ve UEFA Kupası’nda toplam 5 maça çıktı. 2007-08’de kariyerinin ikinci Şampiyonlar Ligi deneyimini yaşayan Lorik Cana, tümünde 90 dakika sahada kaldığı grup maçlarının ardından UEFA Kupası’nda da üç maçta 270 dakika forma giydi. Cana, o sezon ligde ise yine hepsi ilk 11’de 34 maçta (3037 dakika) oynadı ve iki gol, üç asist ve on sarı kart istatistiğini tutturdu. Arnavut oyuncu Marsilya’daki son sezonunda ise ligde 27, Avrupa kupalarındaki 12 maçta oynadı; birer gol ve asistine yedi sarı kartı ekledi.Cana, geçtiğimiz sezon takımıyla 35 maça çıktı.

Hiç yorum yok: