10 Temmuz 2010 Cumartesi

CANA Can Kattı :)

Süper ötesi zekice! atılacak olası başlıklar başka yerde yok şimdiden yazıyorum,sonradan bunu bir yerden de duydum demeyin ilk burada :D
Başrolde Cana'nın olduğu her maç sonrası basında çıkacak olası zekice! cümleler :)

Galatasaray'a CAN(A) verdi.
Cana-var.
CANA can kattı.(favorim bakalım ilk kim yazacak :D)
CANAma Minnet.
Cimbom CANA CANA.
Galatasaray'ın CaNASı.
Cimbom CANAsız cansız.
Dişe diş CANA CAN.(bu da fena değilmiş :D)
CANAyan Yara.
CAN'A'RDA ortak yapım.
CANArya'nın baş belası.
CANA CANArya'yı avladı.
CANAS
Cimbom'un kanayan CANası.
CANA yakın

9 Temmuz 2010 Cuma

Bak Cana!

Bak Cana!

Daha istanbul'a varmadan üstüne gelinecek.
Geçmiş maçlarına bakılıp potansiyel kırmızı kartlık adam muamelesi göreceksin.
Lugano ile benzer kefeye konulacaksın.
Kafadan bilmem kaç maç oynamayacaksın.*
Bunlar senin başlangıç menün ana yemekte daha neler var bir bilsen!
Sahadaki hırçınlığından,agresifliğinden faydalanmak isteyenler olacak.
Seni baskı altına alıp oyun dışı bırakmak için elinden geleni yapmaya çalışanlar olacak.
Olacak da olacak yalnız sakın bunların sana özel olduğunu düşünme,bu bizim genel yapımız belki de veya ne bileyim birbirimize takılmayı severiz işte!Onlara en güzel cevabı verecek olan da yine sensin,taraftarın her futbolcusuna sahip çıktığı gibi senin de arkanda olacak.Hatta ve hatta Galatasaray ruhuna yakışır bir oyun sergilersen ki (öylesin) değme taraftarının keyfine.

*2006-07 sezonunda tamamı ilk 11’de olmak üzere ligde 33 maçta (2864 dakika) forma giyen mücadeleci oyuncu, iki golü ve bir asistine sekiz de sarı kart ekledi. Inter-Toto ve UEFA Kupası’nda toplam 5 maça çıktı. 2007-08’de kariyerinin ikinci Şampiyonlar Ligi deneyimini yaşayan Lorik Cana, tümünde 90 dakika sahada kaldığı grup maçlarının ardından UEFA Kupası’nda da üç maçta 270 dakika forma giydi. Cana, o sezon ligde ise yine hepsi ilk 11’de 34 maçta (3037 dakika) oynadı ve iki gol, üç asist ve on sarı kart istatistiğini tutturdu. Arnavut oyuncu Marsilya’daki son sezonunda ise ligde 27, Avrupa kupalarındaki 12 maçta oynadı; birer gol ve asistine yedi sarı kartı ekledi.Cana, geçtiğimiz sezon takımıyla 35 maça çıktı.

Hoşgeldin Kosovalı


Agresif √
Mücadeleci√
İnatçı √
Lider √
Galatasaray orta sahasının zayıf noktalarından biri sert savunmalı bir orta saha yapısının olmayışı bir çok maçta eleştirildi hatta dikkat ederseniz Barış Özbek,Mustafa Sarp ikilisinin bir arada oynadığı maçlar dışında orta saha sertliğinden bahsedilemiyordu.Sert orta saha yapısı Galatasaray için büyük anlam ifade ediyor özellikle Elano gibi bir futbolcudan daha fazla faydalanabilmenin yolu buradan geçiyor.Elano'dan maksimum verim bu şekilde alınabilir.Bunu sadece Cana transferi için söylemiyorum ki bu sadece Cana ile yapılacak iş de değil onca yükü tek bir adam karşılayamaz.Zaten dikkat ederseniz sezon kapandığından bu yana gündeme gelen bir çok oyuncuda sertlik ön plânda en basit örnek bundan haftalar önce Gattuso'dan veya ona benzer sertlikte futbolculardan bahsediliyor.O zaman teşhisimiz doğru ilaç da Lorik Cana ve benzeri futbolcular o zaman aşı da doğru görünüyor.Hadi hayırlısı bakalım.Hoşgeldin Cana...

8 Temmuz 2010 Perşembe

Galatasaray Ruhu


Herkes Galatasaray’da çok hırslı, Galatasaray ruhuna yakışacak bir Serdar Özkan görecek. Orta sahasının her bölgesinde oynayabilirim, tabii hoca nerede görev verirse orada oynayacağım ama çok hırslı ve istekli olacağım.
Galatasaray Ruhu bu iki kelime inanç,özgüven,cesaret,yürek,asalet kelimelerinin birleşimiyle eş anlamlı,yüreğini koymak,Metin Oktay demek diğer yandan.Metin gibi oynamak demek.Kolay kazanılmaz lafta da kalmaz,kalmamalıdır da.Serdar Özkan röportajında Galatasaray ruhuyla oynamak terimlerini kullanmış.Beşiktaş'tan yeni gelmiş birinden Galatasaray Ruhu kelimelerini duymak hem bu iki kelimenin etkisinin diğer takımlardan bakınca nasıl bir anlam ifade ettiğini daha da pekiştiriyor hem de Serdar'ın kısa zamanda takıma adapte olabileceğini gösteriyor.Umarız ki yanılmayız.

6 Temmuz 2010 Salı

Güle Güle Keita


Nedendir bilemem ama mor forma denince aklıma gelen ilk isimdir Abdulkader Keita.İlk gelişi hâla hafızalarda sabaha karşı gelen güzel bir haberle gelmişti Galatasaray'a.Özellikle attığı goller sonrasındaki taklalarıyla hafızalarda yer edindi,zamanla taraftaın sempatisini kazandı.Daha sonraları antipatiklik dönemi oldu kendine hakim olamadığı dönemler (burada bahsetmenin manası yok herkes çok iyi biliyor) oldu son olarak dünya kupasında benzer bir olayı vardı.Bu hareketleri ne kadar bizi üzmüş olsa da attığı ara pasları,golleri ve taklalarıyla güzel günleri geride bıraktı.Eski takımına geri döndü teklif şüphesiz çok iyi belki kendisi de gitmek istemiştir orasınıbilemiyoruz.Serdar Özkan'la yer doldurulacakmış da vs vs.işin teknik kısmıyla konuşmanın da yersiz olduğunu düşünüyorum.Sonuçta bir yönetim kararıdır onu geçtik Rijkaard-Neeskens ikilisinin de fikrinin alınmış olduğunu düşünüyorum.Yabancı kontenjanından bir yer daha açılmış oluyor bu sayede.Yabancı transfer konusunda Galatasaray'ın suskunluğu devam ediyor ama bu dönemler fırtına öncesi sessizlik olduğunu düşünüyorum.Yine etkili ve iyi isimlerle karşımızda olacaklarını tahmin ediyorum.Verilen bu teklifin iyi olduğu ve Galatasaray'ın bu transferden kabaca bir hesapla kârlı çıktığı söylenebilir,zira Keita bu sene Şampiyonlar ligi vitrininde de yer alamayacaktı,büyük ihtimalle son treni olan dünya kupasında da istenilen performansı sergileyemedi son vitrini buydu ve bu vitrinle yönetim bu fiyatı kaçırmamak istedi,şimdi yönetim için yeni stad öncesi taraftarı stada getirecek etkili bir iki transfer zamanı,bu transferler de forma tanıtımına yakın bir tarihte olacağa benziyor.

Son olarak kendisinin sözleriyle noktayı koyalım,güle güle Keita.
"Sizin aranızda olmaktan çok mutluyum. Benim için Galatasaray'a gelmemde taraftarın büyük bir etkisi oldu. Ben, elimden geleni yaparak, Galatasaray'a faydalı olacağım. Biz bir aileyiz ve bu ailenin bir parçası olmak için elimden geleni yapacağım
Galatasaray çok büyük bir kulüp belki Lyon'dan da daha büyük bir kulüp. Benim Galatasaray'da oynamam hem benim için hem ülkem için gurur kaynağı. Herhalde Türkiye'de oynayacak ilk Fildişi Sahilli oyuncuyum. Bana gösterilen ilgiyi hak etmek için elimden geleni yapacağım”
Lyon’da beklentilerin altında kaldığımın farkındayım. Ancak burada yeniden doğacağıma inanıyorum.
“Ben kadere inanırım. Bütün iyiliklerin Allah tarafından geldiğini düşünürüm. Mesela bir golü attıysam, ‘Allah bana o golü attırdı’ derim. Şimdi bana kaderim ne gösterecek göreceğiz”