20 Mayıs 2011 Cuma

İmparator


Kavga Daha Büyük, İdealler Zaten Büyük.

Galatasaray TEK BÜYÜK!

Hoşgeldin İMPARATOR! Taşınacak Yük BÜYÜK!

19 Mayıs 2011 Perşembe

19.05.2011 Fatih Terim Dönemi


19.05.2011 saat 20:45 Fatih Terim'li dönemin başlayacağı Başkan Ünal Aysal tarafından açıklandı.
Hayırlı olsun.

26 Nisan 2011 Salı

...Sonunda

Blogdan ayrılalı yıllar olmuş gibi ara sıra girsem de herkesin giremediğini bilmek çok farklı bir durum aslında biraz da karmaşık bir durum söyleyeceğim iki söz var sadece bir kaç blog yüzünden binlerce blogcuyu karşılık beklemeden severek yazdığı emek verdiği günlerini harcadığı kimilerinin de parasını kazandığı bir platformu bunca süre kapatmak hangi akla hizmettir.Bunları ilk söyleyen değilim mutlaka da son söyleyen olmayacağım.Yazık sadece yazık...

3 Nisan 2011 Pazar

Jose Mourinho


Jose Mourinho 23 Şubat 2002'de Porto'da iken Beira-Mar'a evinde 3-2 yenilmiş ve o tarihten bu yana ne Porto'da, ne Chelsea'de, ne de Inter'de evinde lig mağlubiyeti almıştı.150 maçlık seri dün geceki 1-0'lık Gijon mağlubiyetine kadar sürdü.Bir çok net pozisyonda golü bulabilecekken golü kendi kalelerinde gördüler.

20 Şubat 2011 Pazar

Bjk-Fb Maç Sonu

Ligin ikinci devresine 17'de 17 parolasıyla başlayan Beşiktaş son dört lig maçında galip gelemedi.Yapılan transferler 17'de 17'yi isteyen bir takım için olumluydu.Ama maalesef sadece yıldız oyuncuların varlığıyla maç kazanılamıyor.Geçen yıl Galatasaray'ın uyguladığı ve sonucu kötü olan yıldız transfer politikası Beşiktaşta da tutmadı.Türkiye'ye gelen yıldız oyuncular çokça el üstünde tutulmasından mı dersiniz veya kredisinin limitsiz olduğunu düşündüklerinden mi dersiniz sahada bekleneni veremiyorlar verseler dahi bunda bir istikrar sağlayamıyorlar.Beşiktaş'ın yıldızları kredilerini tüketmeye devam ediyorlar taraftar kendilerine daha nereye kadar sabredecek hep birlikte göreceğiz.

Maç önü yazısında Beşiktaş'ın erken yiyebeliceği golden bahsettik ama es geçtiğimiz ve Fenerbahçe'nin bu konuda iyi olduğu duran toplardan bahsetmedik.Zira duran toplarda Alex faktörünün yanında Beşiktaş'ın duran toplardaki zaafiyeti önemli bir noktaydı.Üç gün önce duran toplar yüzünden eleştirilen Beşiktaş bugün de Kiev maçından farksızdı.Yine Kiev maçıyla kıyasa devam edecek olursak bek bölgelerindeki sorun bu maçta da yaşandı.Özellikle Dia ve Niang'ın Beşiktaş'ın bek bölgelerinde oldukça etkili oldular.Bek problemini sadece bek defans futbolcularına bağlamak doğru değil örneğin Q7 ile Ekrem'in bulunduğu Bjk'nin sağ koridoru Q7'nin defansif yönünün zayıflığı Dia'nın ekmeğine yağ sürdü.Maçın bireysel olarak analizine girmenin gerek olmadığını düşünüyorum.Her iki takım da bugünkü maçtan galip çıkabilecek pozisyonları yakaladılar.Fenerbahçe ligde maç fazlasıyla liderliğe oturdu takımda her şey yolunda gibi görünüyor.
Maçın amatör hareketi
Ferrari'nin hareketi çok amatörce ve gereksizdi işin içinde Lugano varsa dikkat edeceksin kendine.
Maçın gitgelleri
Dia'ın direkten dönen topu.
Almeida'nın Volkan'la karşı karşıya kaçırdığı pozisyon.
Ferrari'nin kırmızı kartı.
"Şüphesiz yukarıdaki üç durum da maçın hangi yöne gideceğinin göstergesiydi."
Maçın hareketi
Niang'ın 60-70m. topu sürüp Beşiktaş kalesine şut çekmesi.

Bjk-Fb Maç Önü


Dün Bursa'nın Gaziantep'e kaybetmesiyle bugünkü Bjk-Fb maçı zirve yarışının seyrine ekstra heyecan katacaktır.
Bjk'de taraftarı mest eden transferler taraftarda ve camiada büyük beklentilere neden oldu.Haksız da değiller lig,Türkiye kupası,Avrupa kupalarında başarı beklenirken şu an ulaşabilme ihtimali oldukları tek hedef Türkiye Kupası ve özellikle çıkacakları derbilerde alacakları galibiyet taraftarı bir nebze mutlu edecektir.Zira son Kiev maçında taraftar Shuster'in seçimlerine tepki gösterdi ve takımı ateşleyecek tezahürat yerine ıslıklarla futbolcuların motivasyonlarını olumsuz yönde etkilemişlerdir.Shuster de maç sonu geri durmayarak 'Beğenmeyen maça gelmesin' sözlerini kullandı.Burada Shuster'in sözleri ağır olsa da yaptığı seçimlere saygı duyulması gerekir.Orada oyuna aldığı futbolcular gol asist vs yapsalardı aynı tepki maç sonu devam edecek miydi elbette hayır.Ülke olarak gerek medya gerekse taraftarlar teknik direktör seçimlerine daha fazla saygı duymalıdırlar.
Maç öncesi Bjk'de sağ ve sol beklerde ciddi problemler olduğu göze çarpıyor.Fb bu açıklardan faydalanmak için fırsat kollayacaktır.Özellikle İsmail ile Gökhan Gönül'ün kapışacağı kanat maçın seyrine ciddi anlamda etki edecek.Gökhan Gönül'ün etkili ataksal bindirmeleri Beşiktaş'ın ekstra önlem alması gereken bölge olacak.Genel olarak baktığımızda da Bjk'nin defans hattında ciddi problemlerin olduğu görülüyor.Atak yönü yüksek futbolcuların varlığı geride derin boşluklar bırakırsa Fb bu açıktan faydalanabilecektir.Bjk'nin orta sahada defansif yönü ağır basan ve mücadeleci bir orta saha ile maça başlaması orta sahada dengeleri kurabilir.Zira Bjk'nin atak yönü yüksek futbolclarını durdurabilmesi Fb'nin orta sahası daha mücadeleci isimlerle maça çıkmasına neden olacaktır.Fb'de ise durum motivasyon yönünden Bjk'den çok daha iyi zira iyi bir hava yakaladılar.Dün de Bursa'nın kaybetmesiyle Fb bu maça ekstra motivasyonla çıkacaktır.Bjk'nin taraftar desteği bu maçta kendileri için en büyük avantaj ama olur ki Bjk erken gol yerse Çarşı'nın oyuna müdahale seyri maç sonucuna etki edebilecek bir durum gibi görünüyor.

19 Şubat 2011 Cumartesi

Mekan Farkı


Galatasaray kendi sahasında Buca maçında galip gelerek kazanmaya devam etti ve seriyi sürdürdü.
Maçın değerlendirmesine defans kurgusundan başlayacak olursak öncelikle Hagi 4'lü savunmada sağda Serkan,ortada Servet,Cana,solda Çağlar'la başladı.Hagi Hakan Balta'nın yokluğunda Insua ile Çağlar alternatiflerinden Çağlar'a görev verdi.Orta kısımda Hagi'nin çokça eleştirilen Neill ile Cana'nın yer değişikliğini bu maçta da tercih etti.Buradaki dezavantaj Neill'in Cana'ya göre defanstan ileriye doğru atılan topları daha iyi kullanması.Şu an bu görevi defans kısmında tam manasıyla yapan yok.Sol tarafta Hakan'ın bu maçta oynayamamasından kaynaklı Çağlar görev aldı.Çağlar bu şansı daha iyi değerlendirebilirdi.Mendy bu kanatta kendisini bir hayli zorladı.Defansta genel anlamda süren sıkıntı bu maçta da devam etti maalesef defans arkasına atılan toplarda defans gafil avlanıyor.Bucaspor maçın sonlarına doğru bu zaaftan yararlanabilirdi zira Mendy defans arkasına atılan topta mutlak gol pozisyonuna girdi.Hagi orta sahada denediği Sabri bu maçta da iyi bir performans sergileyemedi görünen o ki Sabri yine mevkisi olan sağ koridorda yeniden yer bulmaya başlayacak gibi.Zira son iki lig maçında da Sabri beklenen verimi takıma yansıtamadı.Sabri yerine Yekta orada daha iyi bir performans çizer gibime geliyor.Maçın ikinci yarısında Sabri-Yekta değişikliği yerine Serkan-Yekta değişikliği Hagi'nin gelecek maçlarda Sabri'yi sağ beke çekeceğinin göstergesi gibi. Orta sahada Culio geldiğinden bu yana iyi bir grafik sergiliyor.Bu maçta da orta sahada en fazla görünen isimdi.Neill ile Sabri'nin orta saha özellikleri Culio'nun oyununa destek olamıyor.Hal böyle olunca da etkili ataklar ortaya çıkarılamıyor.Bu maçta etkili atakların azlığınının bir diğer nedeni Stancu ile Kazım Kazım'ın oyuna fazlaca müdahil olamamalarından kaynaklanıyor.Hal böyle olunca etkili ataklara çıkılamıyor.Organize ataklarda sorunlar yaşanıyor.
Diğer notlar
*Takımda organize atakların azlığı dikkat çekiciydi.
*Baros'un maç eksiği kendini hissetiriyor.
*Stancu'nun duran topları iyi kullandı.
*Zapata'nın maç başındaki refleksif kurtarışı güzeldi.

13 Şubat 2011 Pazar

Taraftarınla Savaş


Takımdaki kötü gidiş devam ediyor.Evinde Mekan Oynatıyor ve müthiş taraftar desteğiyle ite kaka kazanan deplasmanda ise tanınamayacak halde olan bir Galatasaray izlemeye devam ediyoruz.Bu yazdıklarım sadece dün geceki maç için geçerli değil bu sezon genel olarak gördüğümüz Galatasaray bu.Geçmiş yıllarda kaybettiği maçlarda dahi saldıran,baskı kuran,rakibi yarı alanına hapseden Galatasaray'ı izlerdik.Özellikle dün geceki Gaziantep maçında maçın başında yenilen gol sonrası 85 dakika boyunca rakip kalede görünmeyen,etkili atağı olmayan,kanatlardan orta olmayan,organize atağı olmayan kimin ne yaptığı belli olmayan bir Galatasaray izledik.Hadi kollektif futbolu da geçelim bireysel olarak da bir çok futbolcu ciddi anlamda formsuz göründü,bir çok pozisyonda yakın mesafede verilen paslarda dahi saçmalayan,koşmaya takati olmayan,kenarlardan yerini bulan ortaların olmadığı bir Galatasaray'ı taraftarlarına izlettiler.
Taraftar her şeye rağmen Galatasarayının yanında olur ama mücadele de şarttır ultrAslan'ın 'Taraftarınla Savaş' pankartı her şeyi anlatıyor olsa da bu pankarta cevap futbolculardan bir türlü gelmek bilmiyor.

10 Şubat 2011 Perşembe

Akustik


Türk Telekom Arena'nın akustiği kendinden daha çok söz ettirecek.TT Arenadaki Sivas maçında spikerin
Şu an İstanbul'un depreme en dayanıklı yerindeyiz ama oturduğumuz yer sallanıyor.
sözlerinden sonra.Bu haftaki Eskişehirspor maçınını 32 bine yakın taraftar izledi.Stat akustiği yine kendinden söz ettirdi.Bülent Uygun maç sonu TRT yayınında

Statta öyle bir gürültü var ki takımı yönlendirmek için bağırmak yetersiz kalıyor yönlendirmeyi ancak el hareketleriyle takıma iletebiliyoruz.
Mekan işte :) her statta gürültü olur ama adam bunu belirtme ihtiyacı duymuş.

4 Şubat 2011 Cuma

Şubat 2011 Sıralaması


Şubat 2011 ülkeler sıralamasında geçen aya göre ilk 9 takımın yeri değişmezken göze ilk çarpan ülkeler 21 sıra yükselen Kosta Rika,İran 17 sıra yükselen Honduras ve 12 sıra yükselişle Japonya oluyor.Büyük düşüş içinde olan takım ise 23 sıra gerilen Mısır milli takımı ve 8 sıra gerileyen Nijerya milli takımı.Milli takımımızın yeri ise geçen aydan farksız 741 puanla 31. sırada.

3 Şubat 2011 Perşembe

Okunası Yazı



Burasıkapali.com sitesinden alıntı

Yazıklar Olsun Sana BJK TV

Az önce Beşiktaş Tv’yi izlerken kanım dondu. Muhabir elinde mikrofon semtte ve stadın çevresinde koşturuyor ve korsan ürün alan taraftarları ‘deşifre’(!) ediyor. Evet, alenen rahatsız edici bir tavırla, deşifre edercesine taraftarlarımızı kendince mahcup duruma düşürmeye çalışıyor. Bunun adını da ‘takip devam ediyor’ koyuyor.
15-16 yaşlarında bir kardeşimizi görüyor şapka alırken. Azarlamaya başlıyor..

-Ne biçim Beşiktaşlısın sen?
-…
-Bu şapka ne kadar Kartal Yuvası’nda?
-15 lira
-Burda?
-5 lira
-10 lira için mi yani?

10 lira için ne yani? Cevap ver abi 10 lira için ne.. Bu kardeşimiz gıyabında tüm taraftarlarımız adına konuşuyorum, bu çocuk maç biletini almış takımını buz gibi havada desteklemeye gelmiş. Belki 2 lira için 2 kilometre yolu fazladan yürümüştür. Belki de bir simit alıp suyla beraber karnını doyurmuştur. Sonra da Beşiktaş şapkasıyla girmek istemiştir içeri. Veya herkes formalarla gelirken bir formaya verebileceği yegane parayı veriyordur.

Ama aldığı forma siyah-beyaz, Beşiktaş armalı formadır, aklınızı başınıza devşirin. O arma sizin tapulu malınız değil. Bunu öğrenmeden televizyon kurmaya kalkmayın.

Benim için en güzel taraftar oğlunun elini tutmuş, pazardan aldığı formasıyla, parasını verip aldığı biletle Eski Açık tribüne giren babadır. Oynamayın Beşiktaş’ın yapısıyla. Olmadığı şeylere benzetmeye kalkmayın. Küstürmeyin Beşiktaşlı’yı. Haddinizi bilin, şaşırmayın.

31 Ocak 2011 Pazartesi

ultrasmovement'a Hitaben


ultraslanmovement yazısına hitaben Nazan Öncel'in "Bırak Konuşsunlar" şarkısı iyi olurdu dediğim anda cevap yine ultraslanmovement tarafından verilmiş güzel bir video ortaya çıkmış.
Blogda yer almalı diye düşündüm ellerine sağlık ultrasmovement.

27 Ocak 2011 Perşembe

Hakarete Dava

Galatasaray taraftarlarına alenen hakaret edenlere karşı dava açıldı. Şikayette bulunulanlar; İBB Spor AŞ Gen.M.Y. Selim Terzi, AB Genel Sekreterliği Müş. Yasin Ekrem Serim, Devlet Bakanı Egemen Bağış, Samsun Milletvekili Suat Kılıç.

-Mehmet Y. Yılmaz-

19 Ocak 2011 Çarşamba

Yorumsuz


Daha önce yanlış yazılan isim,iki yanda Türk bayrağı derken şimdi de armasız forma.Yukarıdaki formada yaşanan problem ilk değil ve belki de son olmayacak,daha önce maalsef Sabri formasında benzer durumları görmüştük.Bu konuda ciddiyete ihtiyaç var.Formayı yapan görmedi,giyen görmedi,takım arkadaşları görmedi vs. yok bu kadar da tesadüf olamaz.Sonuçta formayı forma yapan üstündeki arma değil midir?
Alıntı ve alıntı.
Alttaki resim için alıntı adresi.

18 Ocak 2011 Salı

İlişkileri Askıya Almak?

Kimsenin Galatasaraylılığını veya tuttuğu takımı hakkında yorum yapmak haddime değil,herkes özgür iradesiyle istediği takımı elbette tutabilir.Takımdan takıma da geçebilir.
Aşağıdaki alıntılara yazacağım cevap yoktur,ve aşağıdaki alıntılarla ilgili yukarıda kısa ve gereksiz paragrafı yazdım.

Not:Komik.

Bir bakanın sözlerinden alıntıdır.

"Bir Galatasaraylı olarak evde de çocuklarımızla konuştuk. Şu anda Galatasaraylı değiliz"
"Cumartesi gününe kadar Galatasaraylıydım ama ilişkilerimi gözden geçiriyorum."
"Şu anda Galatasaraylı değil misiniz?" şeklindeki soruya da "Şu anda askıya almış izliyorum. Başka takıma geçmedim."
Yani Galatasaray'ı veya başka takımı tutmuşsun,hatta takımdan takıma atlamışsın bundan bize ne Galatasaray'ı tutmaman Galatasaray'a bir şey kazandırmayacak ama amacı biliyoruz Başbakanın yuhalanmasına tepki gösteriyorsun.Evet anladık seni!

Amacınız Ne?


Galatasaray 23 Ocak tarihinde Sivasspor'a karşı oynanacak maçı hangi statta oynayacak :)
Amaç gözdağı mı :) unutulmuş olamaz.

16 Ocak 2011 Pazar

Yağcılarda İnmek İsteyen


"Ali Sami Yen'de kiracılık hükümlülüklerini yerine getiremeyen Galatasaray yönetimi, ve aynı şekilde bu arazide de aynı şekilde yerine getiremedi. Bu stad olmayacakken, başbakanımız bu stadı yaptırdı"
İyi bir bürokrat iyi bir yönetici olabilirsiniz,lakin neyi neyi nerede ve nasıl dile getireceğiniz önemlidir.Yerli yersiz ve konuşmak için konuşmak hatta birilerine yaranmak için konuşmak ne yaptığını bilememekten ibaret olduğu dün bir kez daha ortaya çıktı.Sarf edilen sözler böyle güzel bir günde ne mantıkla söylendiğinin bir ifadesi olamaz.50bine aşkın tutkulu taraftarın önünde 'böyle güzel bir günü Galatasaray aleyhine nasıl çevirebilirim konuşması' gibiydi.Onca ıslığa rağmen hâla konuşmasını yumuşatmadan daha fazla bağırmaya çalışarak sözlerini devam ettirmesi kesinikle talihsiz ve bir o kadar da gereksizdi.

Hayırlı Olsun


Yapıldı yapılacak,ihaleler,krediler,bitti,bitecek,üstü açılır kapanır yapılacak yapılmayacak vs.Yıllarca onlarca kişinin emeği belki tek ihaleyle yapılabicek bir stat bir kaç ihale gördükten sonra yapılabildi.Belli ki belirli aşamalarda tıkanan sorunların tekrarlaması söz konusuydu ama nihayet bu sabrın sonunda Galatasaray görkemli ve güzel bir stada sahip oldu.Tek eksik Ali Sami Yen'deki ambiyansın, heyecanın bu statta yakalanmasının kolay olmayacağı.

11 Ocak 2011 Salı

KARŞI Veda Etti


Ortak yanları deplasif hayatlar,kimi öğrenci harçlığından, kimi birikiminden KARŞI'lıksız sevgisini gösterdi.

Yayınladıkları bildiri ile tribün hayatını noktalandıran KARŞI'nın son cümleleri

Nedeni niçini sorgulanmayacak bir yolculuk bu,

bir sabah hiç uyanamadık.

Öldük sandılar,

halbuki en sıcak güneşimizdi..


****


Harçlıklarından, derslerinden ailelerinden Galatasaray’a hayatlarını ayıran,

hayatlarının baharında Galatasaray’a sevdalanmış binlerce gencecik beden..



Galatasaray’ı;

Sadece Galatasaray için ve sadece Galatasaray’la sevin.

Unutmayın ki tellerin ardından ona bakmak umuda sarılmaktır.


Eyvallah..


Yayınlanan bildiri


Herkes kendi sonunu kendi mi yazmalı bilinmez ama şu an okudukların ömrümüzden eksilen sonuncu sonbaharın ortak bir hikayede yazılmış vedası..

Küçük, renkli cam kırıklarıydık. Birbirimize yalancı gölgeler sunmaktan öte değildi aynayla olan ilişkilerimiz. Ne kadar parça parça görünsekte, o kadar paylaşılmazdı birbirimizde ki parçalarımız. Biri kaybolsa diğer parçaların anlamı kalmayacak kadar. Hiç bu kadar doruğunda olmamıştık paylaşımın -ki hangi taşı kaldırsak başı yarılmış olurdu, ortakça paylaşılan bir aşkın..

Sevdamıza kendimizden daha iyi bir besin sunamayışımızdandı Adanmış Hayatlarımız.. Ya da adayacak daha değerli bir şeyin cepte avuçta olmayışındandı belki de. Her gün bin parçaya bölünüp bir olduk yolunda. Merak ediyorsundur hiç canınız acımadı mı böylesine parçalanmaktan.. Evet, hem de çok acıdı, gözlerimiz kanadı, ellerimiz küçüldü, kalplerimiz sığamaz oldu avuçlarımıza. Ama acı da olmalıydı bunca çok yüzlünün arasında -ki ya yüzsüz doğmuştuk hepimiz, ya da öyle çok yüzümüz vardı ki, acı saklanabiliyordu rahatlıkla aralarında, hem de kimse fark etmiyordu ve fakat en dürüstümüz de oydu. Bu yüzden onu kefeye bile koymadık, baş tacı ettik hiç ayırmadık yanımızdan. Günlerce çoğaldık, bölündük birbirimize..

İnsanlar gelip geçti sezonlarca bu gözlerin önünden, binlercesi koşuşturmaca içinde, yolda bile yürüyemeden, nereye gittiklerini bilmeden. Hep akıllarında soru işaretleri? Düzenin parçaları bir bütünü oluşturuyor belki de ama o asıl merak edilen mevzu bahis resim asla görüntülenemiyor kafalarda.

Sesler yok oluyor karışık sokaklarda. Umutsuzluk bile kaybolmuş. Sözler karanlık. İçine, tersine giden bir düzen.. Pankartlara acemice yazılmış aşk sözleri, soyulmuş ve yağmalanmış kırışık yüzler. Yapayalnız yüreklerle büyütülmüş adam boyu sevdalar.. Uzun uzadıya boyanan umut bulutçukları.. Her şeyden art’a kalan İddialar asılsız, insanlar boş. Zaman sessizce oturmuş, bu kargaşanın dinmesini bekliyor. Bekleyen sadece zaman mı?

Yollar ıslak. Sallanıyor tüm salıncaklar rüzgârdan. Yeni gelecekleri bekliyorlar, yıpranmamış küçük çocukları, atılmamış şen kahkahaları. Bu kargaşada herkes, her şey bekliyor.. Yollar ıslak. Kayboluyor tüm üzüntüler, acılar. Düşünceler sessiz. Usulca, o temiz koku doluyor vücuda. Aldım, verdim, ben seni yendim. Kaygan yüzeyde doğrulmaya çalışan insanlar. Çalışan ama hiçbir şey ifade etmeyen saatler. Yavaşça, içimizde beliren hain.. Boşluğa yazılan derme çatma yazılar. Her gün biraz daha yozlaştırılmayı bekleyenler. O eller, o düşünceler ve o donmuş yüzler. Boş bakışlı, çoktan seçmeli insanlar. Onlar, bugün. Onlar, yarın. Onlar, gelecek. İstemesek de bunu söylemeyi, yollar çok ıslak. Bilinmezlikler dolu dört bir yan. Küfrü meziyet sanıp ortalıkta dolaşanlar, hakareti borç bilen büyük ahmaklar. Ödül için her şeyi değişenler, zamanı hoyratça kullananlar. Yollar çok ıslak. Fakat hiçbir şeyden emin olmadığın kadar emin ol ki tüm bu yağmur boşa yağmıyor. Her bir taneciği temizlesin diye sokakları..

Karanlık şimdi. Ne bir ışık yakan var ne de bu karanlıktan rahatsızlık duyan. Herkes kendi karanlığını öylesine benimsemiş ki bir dirhem aydınlıktan rahatsız olacak kadar. Güneş doğmaz, ay batmaz olmuş bu sokaklarda. Önünü görmeden yürüyen insanlarla dolu her yer. Zamanı şimdi, tüm edilmemiş küfürlerin. Nasıl olsa aldıran yok hiçbir şeye buralarda. Dün karanlıktı, bugün karanlık fakat hiçbir şeyden emin olmadığın kadar emin ol ki yarın güneş’in aydınlığı yırtıp atacak tüm bu karanlığı. Herkes her şeyi görmeye başlayacak. Birer birer yüzlerimizi vuracağız güneşe. Bir gün güneş umut olacak..

Yollar ıslaksa ne olmuş, temizlenecek her güneş doğuşunda. Masallar bitmişse ne olmuş, yazılacak ardından en güzelleri en bitmeyenleri. Kim bilir bir ömür gizleyeceksin bu masal’ın kahramanını. Hatta belki özleyeceksin. Bir varmış bir yokmuş diye başlamayan bir masal’da yazacaksın yeni baştan bizleri belki de..

Gülmek ile ölmek arasındaki ince bir tercih gibiydi; adına aşk demişler, sessizliği kulak patlatan, tebessümü koca bir düş imiş. Düştüm işte dibine.. Tüküre tüküre, kusa kusa, kanaya kanaya.. Eriyerek her kilometrede, öldürerek tüm anılarımı, yakarak tüm maskeleri ve nefret ederek bütün sahteliklerden..

Öykünün yarım kalmış satırlarında anlatılacak fazla bir şeyimiz yok. 2003 yılında suyun öte tarafında oturan, yaşları 35’in üzerinde bir kaç dinazor tarafından kurulan ve zamanla çeşitli yaş aralıklarından benzer hayat ve tribün yaşantısından doğan bir avuç insanın, yaşattığı bu grup; boyadığı bilmem kaç metrekare pankart, branş ayırmadan desteği hak edenin peşinden gittiği onlarca salon & binlerce kilometre deplasman, hayatlarında ıskaladıkları onca maddi manevi düş kırıklıkları ile besledikleri karşılıksız sevgiyle Galatasaray tribününe vadesi hiç dolmayacak bir vedada bulunuyor..



Nedeni niçini sorgulanmayacak bir yolculuk bu,

bir sabah hiç uyanamadık.

Öldük sandılar,

halbuki en sıcak güneşimizdi..


****


Harçlıklarından, derslerinden ailelerinden Galatasaray’a hayatlarını ayıran,

hayatlarının baharında Galatasaray’a sevdalanmış binlerce gencecik beden..



Galatasaray’ı;

Sadece Galatasaray için ve sadece Galatasaray’la sevin.

Unutmayın ki tellerin ardından ona bakmak umuda sarılmaktır.


Eyvallah..



KARŞI!

8 Ocak 2011 Cumartesi

Ali Sami Yen'e Veda



Bu gece son gece Ali Sami Yen'de
Son defa burdayız el ele
Yuvadan uçuyor Cim Bom bu gece

Bu gece veda ediyoruz evimize
Hep yaşayacak kalplerde
Zaferlerle dolu kırkyedi sene

Biz burda güldük, burda ağladık
Bu sahada bir tarih yazdık
Yer gök sarı kırmızıydı
Tek yürek olduk dalgalandık

Hoşçakal deme vakti geldi
Çok şey borçluyuz Ali Sami Yen'e
Galatasaray efsanesi
Yaşayacak her zaman her yerde

Anladım ki Cim Bom'um hiç kimse sen değil
Hiç kimse senin gibi canımdan öte can değil
Anladım ki Aslan'ım hiç kimse sen değil
Hiç kimse senin kadar umuduma yol değil

Anladım ki Cim Bom'um hiç kimse sen değil
Hiç kimse senin gibi canımdan öte can değil
Anladım ki Aslan'ım hiç kimse sen değil
Hiç kimse senin kadar şanlı şerefli değil

Şarkının Künyesi:
Prodüktör
Dilara Endican

Söz
Zeynep Talu Çetinsoy

Müzik
Aykut Gürel

Düzenleme
Aykut Gürel

Mix+Mstrng.
Aykut Gürel - Murat Bulut

Vocal
Barbaros Büyükakkan

Back Vocal
Barbaros Büyükakkan
Seden Gürel
Giovanna Taoussi
Yonca Kocadağ
Evrim Yapıcılar
Murat Aziret
Aykut Gürel
Can Şengün

Bas
Aykut Gürel

Vurmalılar
Murat Yeter

Gitarlar
Can Şengün